ilisuluk Köyü Forum
ilisuluk foruma hoşgeldiniz...Kayıtlı kullanıcı adınızla giriş yapın,kayıtlı değilseniz üye olmak için tıklayın.Bazı linkler üye olmadan görünmez ve foruma üye olmadan mesaj yazamassınız...Radyo sayfamızı ziyaret ederek hem müzik dinleyip hem sohbet edebilirsiniz.Bize ulaşmak için eposta adresmiz: ilisulukhaber@gmail.com

Ramazan ayı özel

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Ramazan ayı özel

Mesaj tarafından yorumcu44 Bir Çarş. Ağus. 19, 2009 5:50 pm


Ramazan her ibadet gibi insanı Allah’a yaklaştıran bir ibadettir. Aslında dünya bir yolsa ramazan bu yolda doğru yöne gidebilmemiz için Allah’ın bize verdiği işaret taşlarından biridir. Yolda ne kadar düzgün yürürsek o kadar iyi gideriz varacağımız yere. Ramazan 30 gün. Her günü ayrı bir fırsat, ayrı bir sevap kazanma zamanı, ayrı bir berekettir. Birçok şey yapma fırsatımız var aslında ramazanda. Her sevabın kat kat ödüllendirildiği, Allah’ın kullarını affetmek için fırsat beklediği, kullarına en çok merhamet ettiği bir zaman dilimidir ramazan.

Allah’ın yarattıklarına karşı ne kadar merhametli olduğunu gösteren bir güzellik. İnsan kâinatı doğru okuyabilse aslında daha nice nimetler, nice bereketler bulur. İşte ramazan da o bereketlerden bir tanesidir. Bir nimettir ramazan.

Sevap kazanmak için, affedilmek için, bağışlanmak, rahmete kavuşmak için Allah’ın kullarına verdiği en güzel nimetlerden birisidir. Allah nimetinin farkında olup şükreden kullarından eylesin hepimizi inşallah.

Ne Yapmalıyız?
Bir dahaki Ramazan’a yetişip yetişmeyeceğimiz belli değil. Şüphesiz bu bize hayatı da ölümü de veren yüce Rabb’imizin takdirinde olan bir şey.

Madem öyle gelin hep birlikte bu yıl Rabb’imizin bizi bir kere daha ulaştırdığı Ramazan’ı şanına göre değerlendirebilmenin yollarını arayalım.

Efendimizin mübarek diliyle bize öğretilen her dua çok önemlidir ve önemsenmelidir. Mübarek üç aylara girdiğimizden beri Efendimizin bize öğrettiği ve sürekli yapmamızı istediği bu duanın bizi heyecanlandırması lazım. Nasıl heyecanlandırmasın ki! Bu öyle mübarek bir aydır ki onun her bir dakikası, her bir saati bize cennetleri kazandıracak bir hazine mesabesinde. İşte Efendimizin “Allah’ım Recep ve Şaban’ı hakkımızda hayırlı kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır” tarzında ifade buyurduğu o mübarek duası kabul olmuş ve biz bir kere daha bizi büyük bir rahmet deryası gibi karşılayan Ramazan’a kavuşmuş bulunuyoruz. Ramazan boyunca kendimize bir yol haritası çizerek rahmetten en fazla nasıl istifade edebiliriz diye bir gayretin içerisinde olmanın yollarını aramalıyız.

Bir dahaki Ramazan’a ya yetişiriz ya yetişmeyiz, şüphesiz bu bize hayatı da ölümü de veren yüce Rabb’imizin takdirinde olan bir şey. Madem öyle gelin hep birlikte bu yıl ulaştığımız Ramazan’ı şanına göre değerlendirebilmenin yollarını arayalım.

KUR’AN’LA İRTİBATI ARTIRALIM

Ramazan, Kur’an ayı. Bu yüce kitabımız Kur’anı Kerim’de de böyle yer alıyor. Madem bu ay Kur’an ayı o halde Kur’an’la olan irtibatımızı bu ayda daha bir kavi tutalım. Bazı Allah dostlarının gecede iki hatim indirdiklerini de dikkate alarak her bir harfine 70 bin sevabın verildiği Kur’an-ı Kerim’i okuyarak manevi kazancımızı artıralım.

TEFEKKÜR EDELİM

İlk oruca başladığımız gündün itibaren gün içerisinde elimizi uzattığımız her bir nimetin bize Allah tarafından gönderilen bir nimet oluşunu tefekkür edelim. Ve bu tefekkür bize onun izni olmadan asla ona el uzatma hakkımızın olmadığını hatırlatsın. Zamanın diğer bölümlerinde elimizi ve ağzımızı serbest bırakan kudreti sonsuza hamd ve şükür içerisinde olalım.

ELİMİZE YENİ KİTAPLAR ALALIM

Okuma alışkanlıkları olanların okumadan durmayacağı kesin. Ancak bu coşkun rahmet dikkate alınarak bu ayda öyle sıradan, eften püften kitaplar değil insanın manevi oluşumuna katkı yapacak kitaplar tercih edilmeli. Efendimizin hayatını okuduysanız bu kez bir başka kaynak veya yazarın kaleminden onun seniye-i hayatlarını okuyun, çok yeni şeyler öğrendiğinize şahit olacaksınız.

HER GÜNÜ DEĞERLENDİRELİM

Allah dostlarının “Her gece Kadir, her gelen Hızır bilinmeli” tarzındaki öğütlerini dikkate alarak bütün bir Ramazan’ı aynı şuurla değerlendirmeli. Her gece Allah için sıcacık yataklar terk edilerek o Kudreti Sonsuz’a yönelmeli. Karşımıza çıkan her insana büyük bir hürmet ve nezaketle davranılmalı. Özellikle Ramazan’ın son on gününde gündüz ve gece çok daha iyi değerlendirmeye gayret edilmeli. İmkanı olanlar mutlaka itikafa girerek, son on gününde Efendimizin bu sünnetini ifa edip, hem sünnet sevabını kazanma gayretinde olmalı hem de bu son günler böylece bütün bütün ibadet ve taatla geçirilmeli.

HARAMDAN KAÇINALIM

Bu mübarek günlerde mümkün olduğunca göz harama bakmamalı, kulak haram dinlememeli, ağız haram tatmamalı, ayak harama yürümemeli, el harama uzanmamalı ve haramı tutmamalı, burun haramı koklamamalı, dil haramı söylememeli. Bir aylığına bile olsa evlerimize milyonlarca nahoş kare ve sahnelerle nahoş manzaralar pompalayan her türlü yayından uzak durulmalı. Ancak böyle olunca orucun gerçek oruç olduğu düşünülerek çevredeki insanların da bu anlamda olumsuz tavırları münasip bir dille izah edilmeli.

CEMAATE KOŞALIM

Hiç olmaza böyle birlerin 70 binlere çıktığı rahmet ayında bizi günde beş kez huzuruna, camiye, cemaate çağıran ilahi çağrıya icabet edilmeli. Bu icabette o an yeryüzünün her tarafında yapılan ve yapılacak olan duaların kabule karine olması da düşünülerek bütün ümmet adına hüsnü istikbal ve hüsnü hatimede bulunulmalı.

YETİMLERİ SEVİNDİRELİM

Yetimleri ve çocukları sevindirmeli ve bu asla ihmal edilmemeli. Hele oruca alıştırılan çocukların nazlanmaları karşısında asla kızılmadan onların gönlü yapılmalı.

İFTARDA DUA EDELİM

İftar saatlerinin manevi bereket ve kazançları es geçilmemeli. Bu anlarda milyonların birden Allah’ın emriyle başladıkları oruçlarını yine O’nun emriyle ve O’nun nimetiyle açtıkları düşünülerek bu vakitlerde yana yakıla dua edilmeli.

SADAKALARI UNUTMAYALIM

Yine Ramazan’da verilen iftar ve sadakaların değerlerinin bir sonsuz hazine mesabesinde olduğu akıldan çıkarılmamalı. Bu vesile ile yarım hurma bile olsa yolda kalmışa, öğrenciye iftarlar verilerek bu hazineye sahip olunmaya çalışılmalı.

Allah’a el açın ki, yol açılsın

Dua, müminin her an, her dilediğini bütün dileklere karşılık veren sonsuz merhamet sahibi bir kudretin kapısında el açıp ona yalvarmanın, Ondan istemenin adı ve adresidir. Hele böyle bereketli zamanlarda bu muhteşem yola koyulup, hulûs-i kalp ile, büyük bir acziyet içersinde o kapının tokmağına dokunmak, mutlaka o kapının açılacağının müjdesini de beraberinde getiyor.

Her yapılan iyilik, nasıl sadaka olarak kabul ediliyor?


PROF. DR. ABDULHAKIM YÜCE*
Sadaka, nafile olarak yapılan her türlü hayır ve hasenâtı, insan ve hayvanlara yapılan iyilik, lütuf ve ihsanları, hatta insanların gönlünü hoş eden güzel söz ve çeşitli davranışları kapsar.




Sadakanın kapsamını özetle şu hadiste görmek mümkündür: “İçinde güneş doğan her gün, insanların her bir mafsalı (eklem) için kendilerine bir sadaka gerekir. Meselâ; iki kişinin arasında adaletle hükmetmen bir sadakadır. Hayvanına binmek isteyen bir kimseye yardım ederek, hayvana bindirmen veya eşyasını hayvana yüklemen bir sadakadır. Güzel söz bir sadakadır. Namaza giderken attığın her adım sadakadır. Gelip geçene sıkıntı veren şeyleri yoldan kaldırman bir sadakadır.” (Buhârî, Sulh, 11)

Bu hadiste, “sülâmâ” parmak kemikleri demektir. Ancak burada vücuttaki tüm kemik ve mafsallar kastedilmiş, kemiklerin insanın oturup kalkması ve hareket etmesi için ne kadar gerekli olduğuna dikkat çekilmiştir. İşte böyle bir nimete karşılık farz olan sadaka yerine, günlük birtakım hayra yönelik hareket ve davranışların bu nimetin sadakası olduğu belirtilmiştir. Burada nimetin şükür borcunun hafifletildiği görülür. Namaza giderken her adımın sadaka sayılması, her adım karşılığında bir derece yükseltme ve bir günah affetme anlamındadır. (A. Davudoğlu, Sahih-i Müslim Tercüme ve Şerhi, V, 374)

Diğer bir hadis-i şerifte şu ifadeleri görüyoruz: Hz. Peygamber (sas): “Her Müslüman üzerine sadaka vermek gereklidir.” buyurdu. Orada bulunanlar tarafından, “Ey Allah’ın Resulü! Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsa ne yapar?” denildiğinde, Allah Resulü (sas), “Çalışır! Elinin emeği ile kazandığını hem kendisi harcar hem de sadaka verir.” buyurdu. “Çalışmaya gücü yetmezse ne yapar?” denildiğinde, “Yardıma muhtaç, zor durumda kalan kimseye yardım eder.” buyurdu. “Böyle bir yardıma da gücü yetmezse ne buyurursunuz?” denildiğinde, “İyilik ile veya hayır ile emreder.” buyurdu. “Bunu da yapmaya kudreti yoksa ne dersiniz?” denilince Allah Resulü (sas), “Kötülüklerden uzak durur, bu da onun için bir sadakadır.” buyurdu.” (Müslim, Zekât, 55)

Efendimiz (sas) şu ifadesi ile adeta bütün sadaka çeşitlerini özetlemiştir: “Her iyilik sadakadır.” Hadiste geçen ve “iyilik” diye tercüme ettiğimiz “ma’rûf” kelimesi, Allah’a itaat sayılan her şeyi, Allah’a yakınlaşmayı, insanlara iyilik etmeyi, dinin yapmayı emrettiği iyilikleri yapmayı, yasakladığı kötülüklerden uzak kalmayı ifade eden ve güzel sıfatları ihtiva eden çok kapsamlı bir kelimedir. Kısacası insanın iyi niyetle ve ihlâsla yaptığı her iyilik kendisine sadaka sevabı kazandırmaktadır.
——————————————————————————–

Neler sadakadır?
İnsanlara iyiliği emretmek

Allah’a hamd etmek ve O’nu tesbih etmek

Bir kimseye yol / adres tarif etmek

Gönül alıcı yumuşak söz söylemek

Diktiği ağacın meyvesinden insan veya hayvanların yemesi ya da yararlanması

Hasta ziyareti

Cenazeye katılmak

Allah yolunda olanlara yardım

Su ikram etmek veya suyu olmayan bir yere su götürmek

İnsanlara tebessüm etmek

İhtiyacı olana Allah rızası için borç vermek

Borçluya mühlet vermek

Misafire ikram etmek

Dargınları barıştırmak

İlim öğrenmek
avatar
yorumcu44
Admin

Mesaj Sayısı : 305
Tecrübe Puanı : 706
Kayıt tarihi : 14/04/09
Yaş : 53

http://www.malatyasonhavadis.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

...Devamı

Mesaj tarafından yorumcu44 Bir Çarş. Ağus. 19, 2009 5:51 pm


Amr İbnu’l-Âs (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
“Bizim orucumuz ile Ehl-i kitabın orucu arasındaki en önemli fark sahur yemeğidir.”

(Müslim Siyam 45; Ebû Dâvûd, Savm 15)

İbni Abbas (r.a.) şöyle dedi:
“Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır.”

( Buhârî, Savm 20; Müslim Siyam 45)

İbni Abbas (r.a.) şöyle dedi:
“Rasûlullah insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da Ramazanda Cebrâil’in, kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrâil (a.s.), Ramazanın her gecesinde Hz. Peygamber ile buluşur, (karşılıklı) Kur’an okurlardı. Bundan dolayı Rasûlullah Cebrâil ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan bereketli rüzgardan daha cömert davranırdı.”

( Buhârî, Savm 7; Müslim Fezail 48, 50 )

Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
“Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da bağlanır.”

( Buhârî, Savm 5; Müslim Siyam 1,2,4,5)

Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
“Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”

( Buhârî, îman 28, Savm 6; Müslim, Siyam 203)

Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
“Allah rızası için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teâlâ, bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.”

( Buhârî, Cihad 36; Müslim, Siyam 167-168)

Sehl İbnu Sa’d (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Nebî şöyle buyurdu:
“Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. ‘Oruçlular nerede?’ diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse girmez.”

( Buhârî, Savm 4; Müslim, Siyam 166)
İbni Ömer (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
“İslam dini beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in (s.a.v.) Allah’ın rasûlu olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, hacca gitmek ve Ramazan orucunu tutmak.”
Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
“Aziz ve celil olan Allah ‘İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim’ buyurmuştur. Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin. Muhammed’in (s.a.v.) canı kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir. Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.”

( Buhârî, Savm 9; Müslim, Siyam 163)
avatar
yorumcu44
Admin

Mesaj Sayısı : 305
Tecrübe Puanı : 706
Kayıt tarihi : 14/04/09
Yaş : 53

http://www.malatyasonhavadis.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Ramazan ayı özel

Mesaj tarafından yorumcu44 Bir Çarş. Ağus. 19, 2009 5:52 pm


Cennet, oruç ruhluların yeridir İnsanoğlunun ilk orucu cennette başladı. “Bu ağaca yaklaşmayın” emri çeşitli sebeplerle bozuldu ve oruçlarını bozanlar cennetten dünyaya gönderildi.

Ramazan bize gayemizi öğretmek için gelmişti, maneviyatından sundu ve işte şimdi gidiyor.
Kendini tutamayanların kaybı cennet oldu. Ramazan’ın sonuna geldiğimiz ve Kadir Gecesi’ni ihya ettiğimiz şu günlerde son oruçlarımızı tutarak cennetin kapısına, Reyyan vadisine yöneliyoruz.
Oruç, hayatımıza mührünü vuruyor, gönüllerimize cennet sofralarının özlemini sunuyor. Hepimize, “Tüm günahlardan imsak et ki, cennette iftar edesin!” dersini veriyor. Kur’an’ın nazil olduğu ay ve gecenin nuru bütün ömrü ziynetlendirdiğine göre, demek ki her an Ramazan’ın gölgesi üzerimizdedir. Bunun için Kur’an, namaz ve oruçtan ayrılmamalıyız. Kur’an’ı en iyi anlamak ve okumak da Ramazan şuuruyla olmalı, tüm ay ve mevsimlere yayılmalıdır.

Ramazan, hepimize bir ömrün bayramla bitmesinin ve bayram sevincini cennette yaşamanın dersini veriyor. “Sayılı günler” ifadesiyle, ömrün de sayılı günlerine işaret buyuruluyor.

Ramazan, bizlere hilal gözlerken zaman şuurunu kazandırıyor, günün evvelini ve batışını takip ettirirken de gafletten uzaklaştırıyor. Oruç hayata hayat katıyor, hayatı terk etmek bir yana, düzenli ve yaşanılabilir hale getiriyor. Oruç öyle bir ibadet ki, Ramazan’ın dışında dahi eda edebilmek mümkün. Ramazan’a doymayanlar, lezzetini yaşamak isteyenler bayramdan sonra da oruca devam edebilirler. (6 gün şevval ayı oruçları bizi bekliyor.) Oruç âşıkları için cennette Reyyan adlı kapının tahsis edildiğini unutmamak gerekiyor.

İnsan hayatı Ramazan’a benzetilirse gecesi ana rahmine, sahuru doğuma, imsakı mükellef oluşa, gündüzü yaşanan hayata ve ölümü de iftar anına benzetilebilir. Oruç, hayatın anlamı ve en büyük kul hakkı dersidir. Ramazan müddetince helallerden kaçınana bayramdan sonra da aynı şuurla haramlardan kaçınması emredilmiştir.

Ramazan bize gayemizi öğretmek için gelmişti. İnsan olabilmek isteyenlere, maneviyatından yudum yudum sundu ve şimdi gidiyor. Ömrünü Ramazan kadar kıymetli bilenlerin son bayramı Rahman’ın cennet ve Cemalı olsun.
avatar
yorumcu44
Admin

Mesaj Sayısı : 305
Tecrübe Puanı : 706
Kayıt tarihi : 14/04/09
Yaş : 53

http://www.malatyasonhavadis.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

...Devamı

Mesaj tarafından yorumcu44 Bir Çarş. Ağus. 19, 2009 5:53 pm

BASIN TOPLANTISI

(19/08/2009 – ANKARA)

Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU

Diyanet İşleri Başkanı


Maddi ve manevi sayısız güzelliklerin yaşandığı Ramazan ayını 20 Ağustos Perşembe akşamı ilk teravih namazı kılarak idrak edeceğiz. Ramazan Ayı, ferdi hayatta dindarlığın, sosyal hayatta kaynaşma ve paylaşmanın yoğun olarak yaşandığı, oruç ibadeti ile iradelerin merhametle eğitildiği ve özgürleştiği, Kur’an-ı Kerim’in evrensel mesajını anlamak ve içselleştirmek için daha çok okunduğu müstesna bir zaman dilimidir.

Ramazan, İslâm’ın rahmetle yoğrulmuş adaletini, bilgi ve hikmetle bütünleşmiş ahlâkını bütün insanlığa gösteren Allah Resulü’nün, “İnanarak ve karşılığını yalnız Allah'tan umarak Ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları bağışlanır" müjdesinin gerçekleşeceği rahmet ve bağışlanma mevsimidir.

Ramazan, dünyanın sayısız nimetleri içinde Allah’ın lütfuna mazhar olan insanın belli bir süre zarfında bunlardan kendini uzak tutarak, bir bakıma nimetin kadrini daha yakından bildiği, muhtaçların halini anladığı ve paylaşmayı öğrendiği oruç ayıdır.

Günümüzde, sahip olduğumuz insanî değerler erozyona uğramaya yüz tutmuş, sınırsız bir dünyevîleşme ve maddileşme benliğimizi kaplamış, bireysellik, bencillik, çıkarcılık, çekememezlik ve tahammülsüzlük gibi olumsuz değerler ilişkilerimizde öne çıkmış, bütün bu beşeri zaaflar toplumumuzda mutsuz, umutsuz, olumlu düşünemeyen ve paylaşamayan kişilerin sayısını artırmıştır. Ayrıca bütün dünyayı kasıp kavuran şiddet ve terör, işgaller ve hak ihlalleri, ayrımcılık, dinleri ve din mensuplarını hedef alan korku ve evham üretimleri insanlığın geleceğe olan umutlarını zayıflatmıştır.

Şüphesiz bu olumsuzluklar, aşınan ve kaybolan değerler karşısında yapılması gereken; özünde yaratanı tanıma ve yaratılanı sevme olan, inanç ve öğretileriyle 14 asırdır insanlığı aydınlatan yüce dinimiz İslâm’ın iyi anlatılması ve anlaşılmasıdır.

Ramazan ayı kaybettiğimiz bu değerleri yeniden kazanmak, özümüzde var olan iyilik ve insani duyguları fiiliyata geçirmek için önemli bir fırsattır. Çünkü baştan sona bir feyz, rahmet ve bereket mevsimi olan bu günlerde iradeleri güçlendiren oruç; cömertliği, ikramı ve paylaşmayı öğreten iftar; ibadetin neşe ve coşkusunu bütün topluma yayan teravih; hayır ve bereketin ne olduğunu gösteren sahur; bütün bu yüksek değerlerin manevi dünyamızı kuşattığı Kadir Gecesi; akıl ve gönülleri manevi bir atmosferde zirveye taşıyan ve dini duygunun kolektif olarak paylaşılmasını sağlayan hatim ve mukabeleler; toplumun sosyal yaralarını saran zekât ve fitreler ve toplumun birlik ve beraberliğini pekiştiren bayram ile Ramazan ayı, dindarlığın, sosyal dayanışma ve kaynaşmanın yoğun olarak yaşanmasına, arınma ve yenilenme bilincimizin tazelenmesine vesile olan değerli bir zaman dilimidir.

a-Paylaşmak Güzeldir:

Başkanlığımız, bu yıldan itibaren rahmet ve bağışlanma ayı olan ramazan ayında her yıl bir tema çerçevesinde bir dizi etkinlik gerçekleştirmeyi planlamıştır. Bu yıl ilk olarak, çağımızda yaygın hale gelen bireyselliğin yerine diğergamlığı ve paylaşmayı toplumda egemen kılmak ve Ramazanın bize getirdiği bütün güzellikleri toplumun her katmanıyla paylaşmak amacıyla “paylaşmak güzeldir” ana başlığı altında; irşad, basın, yayın, sosyal ve kültürel faaliyetlerin yer alacağı bir kampanya başlatmıştır.

Kampanya kapsamında il ve ilçe müftülüklerimizce ramazan ayı içinde hutbe ve vaazlarda paylaşma konusuna yer verilecek ve halkımızın bu konuda duyarlılığının artması konusunda gerekli çalışmalar yapılacaktır. Kampanya çerçevesinde Başkanlığımızca hazırlanan Radyo ve TV. Reklamları, afiş, bilboard, raket, v.b yazılı ve görsel materyaller müftülüklerimize gönderilmeye başlanmıştır.

Bu yılki ilk temamız günümüz insanının ihtiyaç duyduğu “Paylaşmak.” Sevinci, acıyı, kederi, hüznü paylaşmak… bilgiyi, sorumluluğu paylaşmak.. sevgi dolu bir yüreği, bir düşünceyi birbirimize açabilmek, bir tebessümü paylaşabilmek…özveri, fedakarlık ve güzellikler adına ne varsa harmanlayıp gönülden gönüle sunabilmek, yüreğimizin kapılarını herkese açabilmek… “Ben”’i “Biz” yapan yüce dinimizin rahmet kaynaklı çağrılarına kulak vererek fakirlere, kimsesizlere el uzatmak ve Yüce Rabbimiz tarafından sayısız nimetlerle donatılıp cennet gibi ayaklarımızın altına serilen dünyayı bizlere zindan eyleyen hırs ve bencilliğimizi sorgulayacak “neyimizi paylaşamıyoruz?” sorusuna cevap aramak...

Oruç ve Kur’an ayı Ramazan, bir paylaşma mevsimidir. Yanıbaşımızdakinin ve uzağımızdakinin halini anlama zamanıdır. Öteki kavramını kaldırmak ve herkese bizden bir parça olarak bakmak gerekir. Çünkü hepimiz Hz. Adem’in çocuklarıyız, hepimizin artı ve eksileri var. O yüzden paylaşmacı, içtenlikli olmak ve kardeşlerimizle aramıza koyduğumuz mesafeleri kaldırmamız gerekir. Kimseyi yargılamadan, sınıflandırmadan bir duygu ortaklığı sağlamamız gerekir…Bu konuda medyamıza da önemli görevler düşüyor. Öncelikle son yıllarda din bağının, kutsalla olan ilişkimizin hırpalanmasına geçit vermeyen, bunun için de dinî konuları ciddiyetle ve ağırbaşlılıkla ele alan medyamıza teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu yıl da dini magazin üslubuyla tartışarak değil, dini daha derinden kavramaya ve dindarlık bilincimizi artırmaya çalışarak, aradığımız manevi dinginliğe ve iç huzuruna erişerek Ramazan ayını idrak edeceğiz.

b-Ramazan Hazırlıkları:

Başkanlığımız, gönüllerimize huzur, sofralarımıza bereket, sosyal hayatımıza birlik, dirlik, huzur, barış ve esenlik getiren bu günleri, yurtiçinde ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın en iyi şekilde değerlendirebilmesine yardımcı olmak amacıyla gereken tedbirleri almıştır.

- 20 Ağustos Perşembe günü Greenwich saatiyle 10.02 de Kavuşum (İctima), aynı gün 22.48’de de Ru’yet olacak ve hilal ilk defa Güney Amerika kıtasının güney doğusundan itibaren görünmeye başlayacaktır. Perşembe günü Ankara’da ay güneşten 9 dk, Mekke’de 2 dk. önce batacağı ve her iki şehrin ufuk çizgilerinin altında bulunacağından kesinlikle görülemeyecektir. Ancak hilal ilk defa 20 Ağustos Perşembe günü Arjantin’in Başkenti Buenos Aires’ten görüleceği için 21 Ağustos Cuma günü Ramazan ayının 1. günü olacaktır. Başkanlığımızın Ru’yeti Hilal Konferansı Kararları’na uygun olan Kameri ay başlangıcının tespiti ve uygulaması hakkında, vatandaşlarımızın hiçbir tereddüdü olmamalıdır. Bu konuda daha detaylı bilgi Başkanlığımız web sayfasının; Din Hizmetleri/Ru’yet çalışmaları/haritalar bölümünde yer almaktadır.

- Ramazan Ayı süresince müftüsü ve vaizi bulunmayan il ve ilçelerde istihdam edilmek üzere 189 personel görevlendirilmiş, camilerimizin görevlisiz bırakılmaması için imkanlar ölçüsünde gerekli tedbirler alınmıştır.

- Vatandaş ve soydaşlarımıza din hizmeti sunmak, dini konularda aydınlatmak, va’z ve sohbet toplantıları düzenlemek ve konferanslar vermek üzere daimi görevlilere ilaveten 152 erkek, 15 bayan olmak üzere toplam 167 personel daha yurtdışına görevlendirilmiştir.

- Vaaz ve hutbelerde; dinimizle ilgili konular inancın sosyal, dindarlığın ibadet boyutu yanında, ahlak boyutu öne çıkarılarak birlik ve beraberliğimizi pekiştirici üslup kullanılacak, yanlış anlamalara sebep olabilecek ifade ve yorumlardan kaçınılarak şahsiyet ve siyaset yapılmadan işlenecektir. Ses cihazları lüzumundan fazla açılmayacak, çocukların cemaate katılmaları teşvik edilecek, bayanların da rahatlıkla ibadet edebilmeleri için camilerde özel imkanlar sağlanacaktır.

- Din İşleri Yüksek Kurulu uzmanlarımız; Ramazan Ayı boyunca 295 76 59-295 76 60 nolu telefonlarla kendilerine ulaştırılan soruları, tatil günleri de dahil olmak üzere 09.00-23.00 saatleri arasında cevaplayacaklardır. Oruç ve zekatla ilgili sıkça sorulan soruları ve cevapları içeren bilgiler Başkanlığımız web sayfasının Açıklama ve Duyurular bölümüne konulmuştur. Ayrıca, vatandaşlarımızın internet aracılığıyla http://sorusor.diyanet.gov.tr adresine e-mail ile gönderdikleri dini sorulara da cevap verilecektir.

- TRT kurumu televizyonları başta olmak üzere, ulusal ve yerel televizyon kanallarında yayınlanacak iftar ve sahur programlarının içeriğine Başkanlığımız katkıda bulunacak, TRT Avazda canlı sahur programı hazırlayacak, hazırlanan iftar ve paket sahur programları talepte bulunan televizyon kanallarına ücretsiz olarak verilecektir. Programları talep eden yayın kuruluşlarına verilmesi için 81 İl Müftülüğüne gönderilmiştir. Ayrıca Müftülüklerimizce, yerel televizyonlar tarafından hazırlanacak Ramazan programlarına talep geldiği takdirde yetkin personelin katılması hususunda yardımcı olunacaktır.

İl ve İlçe müftülüklerince Ramazan Ayı hazırlıkları tamamlanmış olup, imkanlar çerçevesinde irşat faaliyetleri ve özellikle bayanlara yönelik dini aydınlatma faaliyetleri artırılacak, sosyal dayanışmayı, paylaşmayı ve kaynaşmayı güçlendirici çalışmalara, ihtiyaç sahiplerinin gözetilmesine öncülük edilecek, buna yönelik iftar programları ve toplantılar düzenlenecektir. Ramazan Ayı boyunca, yurtiçi ve yurtdışında görevlilerimiz; huzurevi, hastane, çocuk yuvası, çocuk ıslahevi ve cezaevi gibi yerleri ziyaret edecekler; ihtiyaç sahibi, öksüz, yetim, hasta, yaşlı ve fakir kimselerin yanında olmanın ve onların sıkıntılarını paylaşmanın dini ve ahlaki sorumluluklarımız olduğu hususunda toplumu bilgilendireceklerdir.

- Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından her gün Kocatepe Camii avlusunda yaklaşık 2000 kişiye iftar yemeği, fakir ve muhtaç vatandaşlarımıza gıda paketleri verilecektir. Ayrıca il ve ilçe müftülüklerimiz de imkanlar ölçüsünde ihtiyaç sahipleri ile mahalli yöneticiler ve hayırseverleri iftar sofralarında buluşturacaktır.

Manevi arınma, yücelme, kendimizi sorgulama ve her an Rabbimizle olduğumuzu daha yakından hissettiğimiz Ramazan, bilgi dağarcığı ve gönül dünyamızı zenginleştirdiğimiz, milli birlik ve beraberliğimizi pekiştirdiğimiz bir aydır.

Din ile olan sarsılmaz bağını asırlardır sürdüren milletimizin fertleri, onun kuşatıcı mesajları ile manevi dünyalarını inşa etmiş, dayanışma, paylaşma ve kaynaşma ile pekişen kardeşliği derinlemesine yaşamış ve yaşatmış, aynı zamanda sosyal ve kültürel hayatları bakımından canlı bir dönem haline getirmişlerdir. Fert ve toplum olarak birbirimizi anlamaya, birbirimize karşı dürüst olmaya, sevgi ve saygı göstermeye; elimizdeki malı, gönlümüzdeki sevgiyi, zihnimizdeki bilgiyi ve duamızı paylaşmaya; kişisel zaaflarımızdan kaynaklanan eksikleri ve hatalarımızı gidermeye gerçekten ihtiyacımız vardır.

Rahmet, bereket ve mağfiretle dolu ve ibadetlerin mükafatlarının sınırsız olarak verildiği bu manevi mevsimi çok iyi değerlendirelim. Çocuk, genç, yaşlı, kadın erkek hep birlikte cemaate iştirak ederek camilerimizi şenlendirelim. Zengin fakir iftar sofralarında, ekmeğimizi, aşımızı, çorbamızı, yüreğimizdeki sevgiyi, selam ve umudu paylaşalım. Allah’ın rızasını kazanabilmek için iyi ve güzel davranışları artırarak, geçici ve kötü şeyleri de terk ederek üzerimizdeki manevi kirlerden arınmaya çalışalım. Orucumuzu kimin için ve niçin tuttuğumuzu düşünerek zenginleştirelim. Bu ibadeti zihnimizle, duygu ve düşüncemizle, kalbimizle, gönül dünyamızla da ifa ederek koruyucu bir kalkan kılalım.

Ramazan ayının şahsımız, ailemiz, milletimiz, ülkemiz ve bütün insanlık için hayırlar, huzur ve barış getirmesini, bizleri manevi yönden yüceltmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
avatar
yorumcu44
Admin

Mesaj Sayısı : 305
Tecrübe Puanı : 706
Kayıt tarihi : 14/04/09
Yaş : 53

http://www.malatyasonhavadis.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Ramazan ayı özel

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz